1. Asiret sayfa 35

Emin olan su ki, Beritan asireti üc büyük asiret tarafindan kurulmus. Anneannem Beritan asiretin kurulusu onbir buyukbaba geriye gider. Dilsa nasil onbir kisinin hayatini sayabilecegini sordu? Belki 700-800 yil once diye dusundu anneannesi. Dilsa, zaman hesabi konusunda hep boyle karisiklik ciktigini düsündü. Sorular insanlarin kafalarindan veya söylediklerinden sonra cevaplandiriliyordu. Beritan asireti icinde yil ya da zaman bilgisi yoktu. Beritan asireti zamanin hesaplanamadigi ve zamanin baska bir ritmi olan bir dünyada yasiyorlardi. Dedelerin hayatlarina gore zaman hesabi yapiyorlardi cünkü bu asirette sadece erkegin yasami önemli olarak sayiliyordu. Sinirlari ve asiretin temeli olusturan erkekti.

2. Asiret sayfa 36,37

Bir asiret üyesi kendini (Erkek) tanistirdiginda, önce kendi ismi, sonra dedesinin ismi ve son olarak da en büyük dedesinin (Atasinin) ismi söylenir. Bir kadin olarak da önce ismimi ve daha sonra babamin ismini, dedemin ismini ve hangi kola bagli oldugumu söylemek zorundayim. Kadin olarak dört isim söylenmelidir. Erkeklerin yaptigi gibi üc isim degil. Bir kadin benim ülkemde asla yetiskin sayilmaz. Devamli olarak bir erkegin, babanin veya kocasinin hakimiyeti altindadir. Akrabalarimin gözünde, ben Ali'nin oglu ,Haci Musa'lardan gelen Selahattin'in kiziyim. Asiretin büyüklügü asiretin ne kadar güclü oldugunu baglidir. Güclü ve büyük bir asiret, korunmaya muhtac olan yeni uyelerin de ilgisini ceker. Yani kendilerine katilmasini saglarlar. Sayet asiretiniz sizi yeterince koruyamiyorsa ve gücsüzse, o zaman kendilerini koruyabilecek baska asiretlere bas vururlar. Anneannem uzun zaman once, Beritan asiretinin ekonomik, politik ve askeri anlamda cok güclü oldugunu söylüyor.

3. Asiret sayfa 37

Asiretimiz dis düsmanlar tarafindan tehdit edildiginde veya baskalari onlarin bölgelerine veya mallarina el koymak istediklerinde, tüm asiret erkekleri ve üyeleri yardima kosorlardi. Pek cok catisma olurdu. Bu catismalar genellikle borclar, vergiler, antlasmalar veya kadinlar yüzünde olurdu. Bu catismalar bir cok yasli ve genc insanlarin hayatlarini kaybederdi, yani öldürürlerdi. Beritan asireti icinde baskalarini katletme/öldürme kurullari ne yazilmis nede tarif edilecek gibi. Kanbagi yüzünde herkes katilmak zorunda kalirdi.
Bu catismalara ister direk ilgileri olsun veya olmasin, dövüsebilecek kapasitesi olan bütün erkekler, cocuklar, yani hasta ve yaslilarin disinda herkes katilirdi. Bir asiret üyesi zor duruma düstügünde Kurallar böyleydi ve sadakat güclü olmaktan gecerdi. Cünkü asiretin icinde herkes sunu cok iyi biliyorduki, yardim eden birisi, daha sonra basina gelebilecek bir tehlikede, kendisine de yardim edilirdi.
Kadinlar ve cocuklar bu asiret catismalari sirasinda öldürülmezdi veya öldürülmemeliydi. Cünkü bu durum yazilmamis kurallara aykiriydi. Anneannem bana asiret tarihinde hic kadin veya cocuklarin katledilmedigini söylüyor. Ayni zamanda asiretin kendi icinde bir sürü catismalar meydana gelirdi ve kurallar hep aynidi. Yani su yazilmiyan kurallar var ya.
Ama su anda bu catismalarin coguna polis veya resmi otoriteler cozum buluyorlar.Ama halen arasira, beritan asiret kurallari gine eskisi gibi yasama gecirebilirler. Bu kurallari erkekler kendi elleriyle yaparlar demek istiyor.

4. Asiret sayfa 37,38

Referans olarak kullanilan asiretin üyeleri arasinda siniflandirma vardir. En büyük üc asiret tarafindan kurulan, asiret üyeleri, hiyerarsik anlamda en üst siralarda kendilerine yer buluyorlar. Daha sonrada Beritanlilara katilan bu iki genc asiret, yüz yillar gecmesine ragmen, halen tam olarak bir Beritanli gibi benimsememisler ve halen yeni olduklari kanisindalar veya o gözle bakiyorlar. Ve cok daha sonralari gelen aileler ise hic bir zaman bir Bêrtî gibi kabul edilemez. Her ne kadar yüzyillarca beraber goceberlik bir yasam sürmelerine ragmen, Onlara köylü müamelesi yapiyorlar. Hic bir zaman esit olmazlar. Benim cocukluk arkadasim Meryem bir köylüdür. Meryem'in dedesi kendini korumak icin Beritan köylerinden birisine yerlesir. Meryem simdi baska bir köylü ile evli ve dört cocuk annesi. Bu aile cok zor ve fakir bir yasam sürdürüyorlar.

5. Asiret sayfa 38

Benim akrabalarim bana, neden her zaman Meryem'le birlikte oldugumu veya zaman gecirdigimi sorarlar. Akrabalarim diyorlar ki, Meryem'in cocuklari, kendi evlerinden uyuz ve pislikten yapilmis. Meryem ve kocasinin cok fakir olmalarindan dolayi, hic et yüzü görmediklerini, sadece et yedikleri zaman, ne zaman durumlari biraz daha iyi olan akrabalari tarafindan verildikleri zaman yiyebiliyorlar. Benim icin, benim arkadaslarimin ne yedikleri o kadar önemli degil. Benim ailem veya akrabalarim, benim önceligi Meryem'e vermemden dolayi kendilerini kötü hissediyorlardi. Benim arkadasim Meryem, beni her zaman acik kollari ile karsiladilar. Meryem'in tek bir günahi, onun bir köylü olmasi ve akrabalarimin gözünde köylü ve fakir olmasidir.

Geri