1. Bölüm (sayfa 10) Türkce 1

Selahattin iyi calisamiyordu bu sebeple devamli babasiyla tartisiyordu. Babasi bu durumdan sik sik sikayet ediyordu cunku aile ekonomisine destek vermiyordu. Selahattin'in egitim, politika ve modern bir yasam hakkinda hayalleri vardi.Selahattin'in babasi her kotu durumun sorumlulugunu ondan biliyordu.Cogunlukla akrabalar Selahattin'in yatak ve diger esyalarini iki günde bir sokaga attigina sahit oluyorlardi boylece bu esyalari tozlanip, pisleniyordu ve camur icindeydiler. Selahattin'in kizlari, korkuyla bu duruma karsi sesini cikaramayan annelerinin yaninda duruyorlardi cunku iyi bir kadin erkek tarafndan belirlenen kaderini kabulleniyordu. Onlarin gozunde iyi bir kadin aci ceken ve kendinden cok sey verendir; diger bir degisle, gucsuz ve onursuz bir sehittir.

Burada baba-babasi hakkinda o kadar abartili konusuyor ki baba-babasi sistematik bir iskence celatiymis gibi göstermekte. Ben bu konuyuda arastirdim ve en yakinlari ile ve cocuklariyla konustum. Esyalarinin iki günde bir disari atilmalarinin tamamen Dilsa ve Annesinin hayallerinden baska hic birsey olmadigini ögrendim. Bu iki yüzlü yazar Anne-Annesinin tarafini göklere cikartirken, Baba-Babasinin tarafinada yerin dibine koymaktadir. Kitabi yazarkende Baba-babasinin tarafindakilerden hic birisiyle konusmamis ve Annenin ballandira ballandira anlatiklarina inanmis ve o ne söylemisse, bu iki yüzlü yazarda yazmis.

1.Bölüm (sayfa 13) Türkce 2

Fakirlik bu ciftin Selahattin'in babasi tarafindan devamli olarak yapilan butun asagilamalari ve kotu muameleleri kabullenmelerine neden oluyordu. Her ne kadar Selahattin iki evlilik ve 4 cocuk yapmis olsa da, babasinin gozunde hala yetiskin degildi, onu asagiliyordu. Selahattin kendisini iyi bir evlat olmamaktan dolayi strese sokuyordu. Selahattin'in babasi kendini kaybedip kufrediyordu ve herkes bu kufurleri duyuyordu. Bazen selahattin karsi cikacak gibi oldugunda, onu dövup, tekmeliyordu. Nura, kizlarinin gözündeki korkuyu gördukce aci cekiyordu. Nura, Selahattin'in digerlerinin gözünde de saygisini yitirecegini farketti. Bu sebeple Nura mutlulugu yurt disinda bulabilecegini dusunmeye basladi. Nura isvec'in nerede oldugunu bile bilmiyordu; sadece isvec degil,diger ulkelerinde haritadaki yerini bilmiyordu cunku Nura babasinin yuzunden okulu 3. siniftan itibaren terketmisti . Babasina gore, kizlar okula gitmemeliydi cunku okumak erkeklerin isiydi. Nura'nin babasi bu fikrini Nura'nin annesine anlattiginde, o da ona katildi.

1.Bölüm (sayfa13,15) Türkce 3

Selahattin'in babasi, Nura'ya ve selahattin'in hayvanlarina bakacagini soyledi. Nura bunun ona verilen hayvanlarinin ki bu hayvanlar ona evlendiklerinde verilmisti, geri alinmasi demek oldugunu anladi. Selahahattin burda degilken, Nura'ya bakacak olan kisi oydu. Beritan geleneklerine gore, kayinpederine saygi gostermek icin onunla direk olarak konusulmazdi. Diger pek cok genc kadin, firsatlari degerlendirip, daha fazla hak kazanmaya calisiyorlardi ama Nura geleneksel olmayi tercih ediyordu. O, yanlarinda kayinpederine aktaracak 3. kisi bulunmadikca,kayinpederinin sorularina cevap vermiyordu. Bu demek oluyor ki, hicbir oneride bulunma firsati ve fikrini belirtme firsati olmaksizin, Nura ondan sadece emirler aliyordu. Bu durum Nura'nin iyi bir kadin oldugunu gosteriyordu.

Vay be bakin bizim su Nura'nin gelenekselligine! Hani tercihi nerde kalmis? Neden o gelenekselligini devam ettirmedi? Hangi gelenekten bahsediyorsun? Sen ve Annen geleneklerden anliyormusunuz? Ne zaman gelenekselci oldunuz? Insanda biraz utanma duygusu olur.

1.Bölüm (sayfa16) Türkce 4

Nura'nin kayinpederi, Nura'nin hasta bir cocugu ve bir de cok kucuk ve endiseli cocugu olmasina saygi gostermiyordu yani hic umursamiyordu. Daha fazla is basa dusmustu cunku bir oglu daha isvec'e gitmisti ve herkesin daha cok calismasi gerekliydi. Kendini feda eden Nura hic sikayet etmiyordu.

Evet evet muhakkak o zaman fedakarlik etmis ama o yapmis oldugu fedakarligi baba-babasinda bu günden itibaren bin kat cikartmis. Yani yillarin intikamini almis ve üstünede bir kac ton koymustur.

1.Bölüm (sayfa 18) Türkce 5

Selahattin'in gönderdigi para, Elazig'da yasayan ,bir avukat ile evli olan ve durumlari oldukca iyi olan kizkardesinin elindeydi. Bu para isvec'e gitmek uzere olan cocuklarinin usumemesi icin giysi alinmasi amacini tasiyordu ve Selahattin bu parayi kizkardesine gondermisti. Nura'nin kendisi bu parayi hic gormemisti. Selahattin'in kardesi, Nura'nin kayinpederinden bu parayi harcamada dikkatli davranmasi icin emir almisti. O da cocuklarin her birine bir pantolan ve bir ust aldi fakat hic palto ya da sicak tutacak giysiler almamisti. Daha sonra fazla olan parayi Selahattin'in babasina verdiler. Selahattin'in kardesi, Nura'ya, onun paraya ihtiyaci olmadigini cunku zaten isvec'e gidince cok paralari alacagini soyledi. Nura hic bir sey söyliyemedi ve yapamadi, cunku kocasinin ailesi ozellikle de buyukler söz sahibiydi.

Ayip ayip. Bu Nura'nin geleneksel saygisidir. Kocasinin 30 yil önce gönderdigi bir kac kurus Isvec parasini unutmamis. Bunuda sorduk ve buda yalandir.Bunlarin anlattiklari gibi degil. bu kitabin rezilliklerini bitirdikten sonra bu bayanla röportaj ve diger cocuklariylada röportaj ve gerekirse Anne-Annesiylede yapacagim. Yani bu iki yüzlü yazarin kiminle konusmussa, bende onlarla konusacagim. Onun tüm yalanlarini tek tek ortaya cikartacagim.

 

Geri