Jêhat Bêrtî/MHA
Beritan, Berti ve Ihanet! ( 4 )
Dag...Dag gibi adam yada dag adami; dagli, dag tutkusu, dag ideolojisi…
Iniyoruz. Inerken farkli bir yol deniyoruz. “Hava fazla isinmadan kendimizi asagi birakalim.” Diyor ve yavas yavas inmeye basliyoruz. Önden heval Rojhat gidiyor. Giderek aramizdaki mesafe açiliyor. “Galiba, heval Rojhat`in sirtindaki çanta agirligini midelerimize aktarinca o hizlandi, biz yavaslandik.” diyerek espri yapiyoruz. Çünkü erzak çantasini o tasiyordu. Ayagim burkuldugu için yürümekte oldukça zorlaniyorum. Baston ile ve kayalara tutuna tutuna yavas yavas Evdal Kuvi`den taburun bulundugu noktaya dogru iniyorum. Bu arada hevale Murat`in, elindeki radyodan, Kawis Aga`nin, “De Xalo...” parçasi çalmaya basliyor. “Iste!” diyorum. “Bu manzaraya fon olabilecek en güzel müzik. Bu bizim radyocularda bazen Hizir gibi yetisiyor. Bu hizlan bes dakika da asagida oluruz.” Heval Murat, “Çek...” diyor. “Çeeek!, Dag, gerilla, yürüyüs, bir gazi, son model kameralar, orta model radyo ve tüm modeller ustu Kawis Aga! Iste çag, iste çagin içindeki Kürt! Acaba Kawis Aga, bu parçayi seslendirirken böyle bir seyi hayal etmis midir? Yada bizim radyocular simdi Evdal Kuvi`den inen gerillalarin bu parçayi dinlediklerini tahmin edebiliyorlar mi?” Murat`in dediklerini kaydediyoruz kameraya. Topallaya topallaya gelip Murat`in yanina oturuyorum. Kulagim Kawis Aga`da. Birbirimize bakiyor, bir daglara... dalip gidiyoruz. Heval Ömer, arkadaslara donuyor ve beni isaret ediyor, “O simdi bizim Berti. Allahin Avustralya`sindan eser kalmamis. Galiba, çevresindekilerin bilesimine en çok mana verenlerden biri de O`dur.” diyor. Bana bakarak, “Gel!” diyor. “Otur bakalim. Nasil olsa hareket komutanimiz mesafeyi asti. Inisiyatif kullaniyoruz. Sigara molasi veriyoruz.” “ Sar bir doçka!” diyorum. Kendimde tutun kisimi çikariyorum. Bir sigara sarip, bana uzatiyor. “Yaw bunlar, gerçekten de doçka.” Gülüyoruz. Sigara molamiz uzamis olacak ki, heval Rojhat, asagidan gökyüzüne dogru bir mermi sikarak isaret veriyor.
Yürümeye basliyoruz. Gerilla Ömer bana dönüyor, “Aman dikkat et, ayagini fazla zorlama bir an önce iyilesmesi gerekiyor. Çünkü buradan gidince daha Lelikan`a, Karker`e, Sekif`e tirmanacagiz.” diyor. Ben de donup, bir Evdal Kuvi`ye bakiyor, bir arkadaslara bakiyor, bir de yavas yavas isisini iyice hissettirmeye baslayan GUNES`e...
Yürümeye devam ediyoruz...
Pezkuvi : Dag keçisi
Sutik : Gerillanin 10 ila 20 metreye kadar uzun olabilen bel kusagi
Kocer : Göçebe
Zozan : Yaylalar
Berti : Serhatta bir göçer asireti; Türkçesi Beritan asireti
Süveyda : Insanin yüreginde sürekli temiz kaldigina inanilan beyaz nokta
Doçka : Uçaksavar silah
Docka mermisi : 20cm uzunlugunda ve 6cm kadar kalinlikta
Rewaz : Ickin
Heliz yada Kinkor : Mantarin yetistigi bir yayla bitkisi
Kalo: Kürtçe`de yasli insan ve Ugur Böcegine denilir
Kles : Kalasnikov
Hirç : Ayi
Berberoj: Sabah günesinin ilk vurdugu yer.
Bitti Devam edecek Geri