![]() |
|||||||||||
|
Jêhat Bêrtî/MHA Çarçela, Cilo, Govende, Kure Jaro`nun bulundugu ufuk çizgisi saridan kizila boyaniyor. Bir ay kadar önce Kure Jaro`nun zirvesinden buralari kameraya çekerek ölümsüzlestirmistim. “Simdi buradan oralari çekecegim.” diyerek kamerami hazirliyorum. Kameramin objektifini günese çeviriyor ve dikkatle görüntüleri yakalamaya çalisiyorum. Arkadaslar bana bakarak gülümsüyorlar. Aklima koçer geliyor. BKC`nin namlusundan seyrettigimiz manzarayi bir de son teknolojinin beyaz camindan izliyoruz. Bir gerillanin hediyesi olan küçük aynami sag cebimden çikararak yüzümdeki ifadeye bakiyorum. Huzur, merak, heyecan var... “Heval Jehat, acaba neler düsünüyorsun?” diye soruyor mütevazi kisiligiyle ben de derin saygi birakan gerilla Ömer. Sonra hafif yüksek sesle gülümsüyor. “Yoldas...” diyorum. “Beynim durmus. Hiç bir seyi düsünmüyorum. Sadece yasiyorum...” diye cevapliyorum. Elimdeki kamera su anda beynimden daha fazla çalisiyor. Beynim durmus. Yüregim ise her halde en son bilgisayarlarin bile çözemeyecegi milyonlarca soruyu sorup cevaplarini veriyor. Bütün biyolojik, toplumsal ve bireysel hafizam harekat halinde çagrisimlar, çarpisma halinde; her seyde mana buluyor ve mana kazaniyor. Serevdin (Serafettin) yaylalarinda çocuklugumdan kalma kuzu seslerini, anamdan duydugum ninnileri, havlayan Bigar`in sesini, sahibini hep merak ettigim kavalin ezgisini duyuyorum yüregimin taa... derinliklerinde. Kamerami yavas yavas kizillasan ufuktan güneye dogru çeviriyorum. Kamera gidiyor... Gidiyor.. Ondan sonra birden bire sanki görülmez bir el tarafindan durdurulmusçasina donup kaliyorum. Bütün gerillalar dönüp benin baktigim yöne baktiklarini fark etmiyorum bile. Hemen karsimizda Lelikan Tepesi karanliklar içinde zar zor seçiliyor. Kameranin ekrani seçemiyor Lelikan`i ve Lelikan`da yatan güzel insanlari. Ancak kamerayi israrla oraya tutuyorum. Uzun uzun bakiyorum. Yüzümdeki hüzün dalginliga dönüsüyor. Alt dudagim hafiften titremeye basliyor. Bakiyorum... Lelikan`in tepesinde belirlemeye baslayan yildizlar, uçusan gizli mermiler gibi görünüyor. Lelikan, bir muharebe meydani. Ihanet tarafindan kusatilmis. Tepesinde israrla direnen bir grup gerilla. Zaman asiliyor. Takvim 92`nin 25 Ekim`ini gösteriyor. Güney Kürdistan. Ihanet, sömürgecilik imha operasyonlari... gerilla direniyor. Teslimiyet ve ihanet asla...! Çiluçar (44) vadisinin uçurumlarindan bir çiçek süzülüyor zamanin sonsuzluguna dogru. Yani Gülnaz Karatas! Kod Adi: BERITAN... O ki, bir sebabi (güzel) zamanlar mimariydi. BERITAN, bosluga düsmedi... ‘Künyemize kazildi'. Onur ve namus diye. Lelikan`da direnen gerilla grubunda Beritan kadar ‘namus ve onur' diye künyemize kazilan bir de Berti var. Beritan, Çiluçar uçurumlarindan sevabi zamanlara köprü kurarken, bir Berti ve sekiz yoldasi Lelikan tepesinde onur ve namusa sahip çikiyordu. Yani Fuat Demirbag! Kod Adi: RENAS... Takvim yapraklari 92`nin 8 Ekim`ini gösteriyordu. Tam 12 yil önce bugün... Sehit Beritan`in, ismini nerdeyse tutkuyla sevdigi Beritan (Berti) koçerlerinden almisti. Beritan mevzisinde direnirken; yani basindaki Lelikan tepesinde bir Beritanli da ihanete karsi ayni durusu ortaya koyuyordu. Beritan, ismini aldiklari yani basindaydi. Omuz omuza direniyorlardi. Beritan`in ihanete karsi kendisini asagi biraktigi uçurumdan Lelikan tepesi çok rahatlikla görülebiliyor. Lelikan`dan da Beritan kayaliklari... Birbirlerine o kadar yakin ki, bir kameranin karesine ayni anda sigiyorlar. Dudaklarimdaki titreme ile gözlerimdeki hüzün bütünlesince yüzümdeki gurur tablosunu görüyorum. Yanimdaki gerillalara bakiyorum. Hüzünle ve gururla izliyorlar Lelikan`i... Lelikan`daki Renaslari, Pilinglari, Ruhatlari, Salihleri... Göz yaslarim damla damla dökülüyor kanla kutsanmis topraga. Gerilla Ömer, bana bakiyor. Basini salliyor, ‘Anliyorum' diyor. Yedi tepeden olusan Lelikan, ihanete karsi en güçlü direnisin sergilendigi bir dag. O dag da, bir Berti var. O Berti, bizim Berti. Lelikan`a bakarken agabeyime bakiyorum. Hüzün ve gururla... Onu görüyorum. Sanki elindeki klesini havaya kaldirmis o gülen gözleriyle bana selam veriyor gibi. Kamera hiç bir seyi çekmiyor. Beyin hiç bir seyi düsünmüyor. Gözler hiç bir seyi seçemiyor. Hava karanlik. Ama ben, her seyi görüyorum. Yüregim de mana veriyor. Çünkü dagdan bakiyorum. Dag mana kazandiriyor. Seviniyorum. Beritan`in yillar önce onurlu bir gelecek yaratmak için mücadeleye katildigi ve adlarini kendisine ad olarak belirledigi Beritanlilardan bir Berti, simdi Beritan`in ve Berti`nin zamani astigi yerden onlara bakiyor. Ve bir dagli gözüyle baktigim için her seyi görüyorum. Onu görüyorum. Seviniyorum. Dagli olmak güzel bir sey. Hallaci Mensur der ki, “Sevmesen bilemezsin!” Anliyorum.... Bir de, Lelikan`in altinda bir köy var. Bizimkiler, “Gunde Ixanete”, (Ihanet Köyü) diyorlar. Kader mi desek, yada diyalektik mi? Kürt`te, yani basinda ihanet olmayan direnis yok gibidir. Sehit Beritan noktasi ve Lelikan tepesinin oldugu. |
|
||||||||||